Ters Yüz filminden tanıdığımız Riley’nin zihnindeki rüya stüdyosunda geçen olayları konu alan; büyüme, duygusal zorluklarla başa çıkma, özgüven, takım çalışması ve yaratıcılık gibi temaları işleyen dört bölümlük bir mini dizi.
Künye
Ters Yüz filminden tanıdığımız Riley’nin zihnindeki rüya stüdyosunda geçen olayları konu alan; büyüme, duygusal zorluklarla başa çıkma, özgüven, takım çalışması ve yaratıcılık gibi temaları işleyen dört bölümlük bir mini dizi.
Yüksek kaliteli animasyon tekniğiyle dikkat çeken ve bölümleri ortalama 27-32 dakika arasında süren dizi, 12 yaşındaki ergen Riley’nin yaşadığı duygusal değişimleri ve bir rüya stüdyosu olan Dream Productions ekibinin rüyaları yaratırken yaşadığı zorlukları hem eğlenceli hem de öğretici bir şekilde ele alıyor.
Dizide, büyümeyle birlikte değişen duygu ve ihtiyaçların kişiyi bazen duygusal olarak zorlayabileceğine, büyümenin de tam olarak böyle bir süreç olduğuna dikkat çekilerek çocuklara değişimden korkmamaları gerektiği ve her değişimin yeni bir öğrenme fırsatı sunduğu mesajı veriliyor.
Ters Yüz film serisindeki gibi, bu dizide de izleyici duyguların karmaşıklığını anlamaya ve kabul etmeye teşvik ediliyor. Duyguların bir zayıflık değil, insan olmanın bir parçası olduğu hatırlatılıyor. Düşünceleri ve duyguları açıkça ifade etmenin, ilişkiler ve özgüven üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğine ve farklı bakış açılarını anlamanın, birlikte çalışmanın önemli olduğuna vurgu yapılıyor.
Rüya stüdyosunda yaratılan hikayeler, çocuklara hayal gücünün önemini ve günlük hayatta yaratıcılığın nasıl kullanılabileceğini eğlenceli bir şekilde gösteriyor. Dizide, melatonin, REM uykusu, bilinçli rüya ve uyurgezerlik gibi kavramlar sade bir dille işlenerek çocuklara uyku süreçleri hakkında bilgiler de veriliyor.
Dizide dikkat edilmesi gereken bazı noktalar da yer alıyor: Riley’nin abartılı romantik rüyaları ve rüyalardaki flörtleşme sahneleri, küçük yaştaki çocuklarda kafa karışıklığına ve romantik ilişkiler hakkında gerçekçi olmayan beklentiler geliştirmelerine neden olabilir. Uyurgezerlik, merdivenlerden düşme tehlikesi, kazalar ve gerilim içeren sahneler, küçük yaştaki çocuklarda endişe ve güvensizlik hissi yaratabilir. Rüya yapım stüdyosunun yönetmeninin çalışanlara baskı yapıp bağırması ve onları işten kovmakla tehdit etmesi ise çocuklara olumsuz örnek oluşturabilir.
Filmi izledikten sonra çocuğunuza “Riley büyüdükçe bazı zorluklarla karşılaştı. Senin de benzer şeyler yaşadığın oldu mu?”, “Bunları çözmek için neler yaptın?” şeklinde sorular sorarak büyümenin doğal ve zaman zaman zorlayıcı bir süreç olduğunu ve herkesin kendisini keşfetmek için bu deneyimleri yaşadığını anlatabilirsiniz. Ayrıca duygular ve isteklerin açıkça ifade edilmesinin önemli olduğunu söyleyerek onu duygularını ifade etmesi için cesaretlendirebilirsiniz. Böyle bir konuşma, çocukların büyürken karşılaştıkları zorlukları sağlıklı bir şekilde kabul etmelerine yardımcı olur.
Sağlıklı ilişkilerin saygı, güven ve iletişim gibi temeller üzerine kurulduğunu ifade ederek bu konuda farkındalık kazanması için “Riley’nin romantik rüyaları hakkında ne düşünüyorsun?”, “Aşk hep romantik mi olur, duygular başka yollarla da gösterilebilir mi?” “Riley’nin rüyalarındaki aşk, gerçek hayatta gördüğün ilişkilere benziyor mu?” gibi sorular sorarak üzerine sohbet edebilirsiniz.