Ailecek izleyebileceğiniz, iki kardeşin sıcacık öyküsünü anlatan İran filmi.
Künye
Kaybolan bir ayakkabı nedeniyle iki kardeşin yaşadıklarına şahit oluyoruz. Kardeşlik sevgisinin, dayanışmanın, ailenin, fedakarlığın ve paylaşmanın önemine vurgu yapılan film, çokça duygusal öge barındırmasının yanı sıra çocukların masumiyetine dair ortaya koyduğu sahnelerle sıcak bir atmosfere sahip. Ali henüz 10 yaşında olmasına rağmen kardeşine sahip çıkan, karşılaştıkları problemi çözüme kavuşturmak için çeşitli yollar deneyen, babasına yardımcı olan iyi niyetli bir karakteri canlandırır. Zahra da çok küçük yaşta olmasına rağmen abisine güvenmeyi tercih eder, onun kaybolan ayakkabıyı aileye söylememe kararına saygı duyar ve yeterince zor durumda olan anne-babasını üzmek istemez. Çocuklar bu halleriyle pozitif birer rol model olmaktadır. Bunların haricinde izleyiciler bu film sayesinde farklı kültürdeki kişilerin yaşantılarına şahit olup, İranlı sıradan bir ailenin günlerini nasıl geçirdiklerini görebilirler. Filmdeki çocuk karakterlerle empati kurarak ne kadar zor durumda olunursa olunsun umudu kaybetmemenin, karşılaştıkları problemleri çözmek için yapılacak bir şeyler olduğunun önemini kavrayabilirler. Film içerisinde duygusal sahnelerin haricinde yoğun negatif bir içeriğe rastlanmamaktadır. Film eski yapım olduğundan görseller çocuklara soluk gelebilir, bu durum zaman zaman sıkılmalarına sebebiyet verebilir. Bu anlarda hikâyenin gidişatıyla ilgili ufak sorular yönelterek çocuğunuzun filmde kalmasını sağlayabilirsiniz.
Filmin hikayesi nedir?
Cennetin Çocukları, anneleri hasta babaları da çay ocağında ve günlük işlerde çalışan, bu nedenle maddi imkansızlıklar içerisinde hayatını sürdürmeye çalışan iki kardeşin hikayesini anlatmaktadır. Evin 10 yaşındaki büyük çocuğu Ali, kardeşi Zahra’nın tamire götürdüğü ayakkabılarını yanlışlıkla kaybeder. Babasına söylememesi için onu ikna eder ancak çözmeleri gereken bir problem vardır: Zahra’nın başka ayakkabısı yoktur. Bu nedenle Ali’nin ayakkabılarını ortaklaşa kullanmaya başlarlar. Sabah okula abisinin ayakkabılarıyla giden Zahra, öğleden sonra yolda ayakkabıları Ali’ye teslim eder ve Ali böylece okula yetişmeye çalışır. Her seferinde geç kaldığından okul müdüründen azar işitmekten kurtulamaz. İranlı yoksul bir ailenin günlük hayatına yakından şahit olunan bu filmde Ali umudunu bir koşu yarışına bağlar. Çünkü ödül bir çift ayakkabıdır.
Film eski bir yapım olmasına rağmen izlendiğinde hangi kültür ya da ülkeden olursanız olun bağ kurabileceğiniz bir atmosfere sahip. Bir İran filmi olsa da bu açıdan evrensel bir yapıya sahip denebilir. Ayrıca farklı kültür ve aile yaşantılarının gözlemlenmesine fırsat sunar. İki kardeşin masum hikayesinin anlatıldığı bu yapım, küçük büyük her yaştan insana hitap edebilir; filmde negatif içerik yok denecek kadar azdır. Ailenin çektiği maddi sıkıntılar ve Ali’nin yaşadığı üzüntü zaman zaman izlerken hüzün duygunuzu tetikleyebilir ancak filmin gerçekçi yapısı bu durumun dramatize edilmesinin önüne geçiyor.
Çocuklarınızla Ali ve Zahra’nın sahip olduğu güçlü karakter yapıları üzerine konuşabilir, hangi özelliklerini sevdiklerini sorabilir, pozitif kişilik özelliklerinden üç tanesini saymalarını isteyebilirsiniz. Ali ve Zahra arasındaki kardeşlik bağına vurgu yaparak bu ilişkiyi nasıl değerlendirdiklerini sorabilirsiniz. Bir İran filmi olması kültürel açıdan çocuklarınıza farklı gelebilir. Maddi açıdan zor durumdaki bir ailenin günlük hayatından görüntüler sunulduğu için çocuklarınıza aile yaşantılarını nasıl bulduklarını, kendi aile yaşantılarıyla benzerlik kurup kurmadıkları ve nasıl farklılıklar olduğu sorulabilir. Kendileri Ali’nin yerinde olsaydı ne yapardı? Anne ya da babasına ayakkabıları kaybettiğini haber verir miydi? Ali’nin bulduğu çözüm mantıklı mı? gibi sorularla problem çözme konusunda fikir yürütmesine yardımcı olabilirsiniz.