Endişe Ağacı

5 star 5 star

10 Yaş

Kitaplar

Çocuklara zorlu duygularla başa çıkmak için yaratıcı bir çözüm sunarak duygularını ifade etmenin, empati kurmanın ve iletişimin rahatlatıcı bir etkisi olduğuna vurgu yapan geliştirici bir kitap.

Künye

  • Tür : Öykü
  • Yazar : Marianne Musgrove
  • Çevirmen : Doğanay Banu Pinter
  • Sayfa Sayısı : 128
  • Yayınevi : Altın Kitaplar
  • Yayın Yılı : 2015
  • ISBN : 9789752119437

İçinde Neler Var?

Pozitif Temalar
  • Duyguları İfade Etme
Juliet, okulda ve evde yaşadığı onu rahatsız eden durumları ve bunlar sonucunda hissettiği duyguları, odasının duvarına çizilmiş olan Endişe Ağacı’nın dallarındaki hayvanlara anlatır ve rahatlar.
Annesi, Juliet ile kardeşinin yaşadığı tartışmalar sırasında onu “ben dili” kullanmaya ve duygularını ifade etmeye yönlendirse de, kendisi, yaşadığı sorunlarda bu tutumu sergilemez; anne ve baba sürekli birbirlerini eleştirir ve çocuklarının yanında kavga ederler. Çocuklar, onları gördükçe, bu durumdan kendilerini sorumlu hissedip kaygılanırlar.
Ebeveynleri ve arkadaşları, kendi davranışlarının Juliet’i olumsuz etkilediğini fark edince, empatiyle yaklaşarak onu anlamaya çalışır ve davranışlarını gözden geçirirler. Etrafındaki kişilerin Juliet’e anlayışla yaklaşması, onun kaygılarını azaltır.
Juliet, kendisini ifade edip, çevresindekiler tarafından da anlayışla karşılandığını görünce, endişeleriyle baş etmeyi öğrenir. Bu durum onun özgüven kazanmasında etkili olur.
Juliet, arkadaşlarını seven, onlar tarafından da sevilen bir çocuk. Ancak arkadaşlarının, onun en yakını olmak için kendi aralarında rekabet etmeleri, onun sıkışmış hissetmesine neden olur. Çocuklar kitap aracılığıyla, rekabetin arkadaşlık ilişkilerine zarar verebileceğini ve arkadaşlıkta sevginin, empatinin, sorunlara karşı birlik olmanın önemli olduğunu öğrenebilirler.
Negatif Temalar
  • Zorbalık
Hugh Allen isimli öğrenci okulda Juliet’e sataşır. Juliet’in çantasını yere döker, eşyalarını tekmeler, sandviçini yere atar ve onun yiyeceklerini izinsiz yer. Koleksiyon yarışmasında Juliet’in saçını çekip tellerini koparır.

Kitap Hakkında

Endişe Ağacı, aile ve arkadaşlık ilişkilerinde yaşadığı problemler nedeniyle duygusal olarak zorlanan Juliet isimli kız çocuğunun kaygılarıyla baş etmeyi öğrenmesini ve öz güven kazanmasını anlatan, düşündürücü bir öykü sunuyor.

Juliet; psikolog bir anneye, bilimle ilgilenen ve kendine bu alanda uğraşlar edinen bir babaya ve eğlenceli, çılgın, bir o kadar da yaratıcı bir kız kardeşe sahiptir. Hem okulda hem de evde onu endişelendiren çok fazla konu olduğu için, endişeleri yüksek olan bir çocuktur. Eşyalarını ona sormadan alan ve odasına izinsiz giren kardeşi Oaf’ın rahat tavırlarına çok öfkelenir. Annesi kardeşler arasındaki sorunları çözmek için onları duygularını paylaşmaya ve “ben dili” kullanmaya yönlendirse de bu yöntemler pek etkili olmaz. Annesi ile babasının uzun saatler çalışması ve babasının dağınık olması nedeniyle çift olarak sık sık tartışmaları, Juliet’i hem yormakta hem de endişelendirmektedir.

Juliet’in annesinin, iki çocuğu arasında. yaşanan tartışmalar, eşinin dağınıklığı ve ondan anlayış görememesi gibi nedenlerle olaylara karşı tahammülü azalmıştır. Yaşadığı sorunlar onu daha öfkeli, tepkisel ve tutarsız yapmıştır; Oaf istememesine rağmen saçı uzadığı için zorla saçını kesmek ister, Juliet’e ‘bayan kaşıntılı endişe’ diye seslenir… Bu durum hem Juliet’te hem de kardeşinde endişeye yol açar. Juliet’in evlerinin arka bahçesinde yaşayan anneannesi de emekliliğe ayrılmış, ama hayattan keyif alamadığı için son günlerde o da epey huysuz davranmaya başlamıştır.

Juliet’in okulda yaşadığı sorunlar da vardır: sınıf arkadaşı Hugh, Juliet’e sataşmakta ve ona zorbalık yapmaktadır: Yemeklerini yere düşürür, çantasını açıp içindekileri yere döker, saçını çekip tellerini koparır. Juliet’in okuldaki iki yakın arkadaşı Gemma ile Lindsay de onun en iyi arkadaşı olmak için rekabet içindedirler. Bu rekabetin kıskançlık boyutuna ulaşması, Juliet’e zor anlar yaşatmaktadır.

Juliet, çevresinde olup biten tüm sorunlara karşı kendisini sorumlu hissetmekte ve bunları düzeltmek zorunda olduğunu düşünmektedir. Kendini kötü hissettiğinde başparmağının tırnağını yer ve sinirsel kaşıntılar yaşar. Endişeleriyle baş etmek için çevresindeki her şeyi düzene sokmaya çalışır. Kurdeleler biriktirir, kullanılmış otobüs biletleri toplar ve onları düzenleyerek yaşadığı sorunlardan uzaklaşmaya çalışır. Bir de ‘yapılacaklar listesi’ vardır; örneğin her diş başına on saniye ayıracak bir süre diş fırçalamak ve tırnak yememek için parmaklara yara bandı takmak. Bunlara ek olarak odasının duvarında, “Ben her türlü krizin üstesinden gelebilecek biriyim” yazan bir tabelası vardır ve kaygılandığı anlarda bu sözü kendisine sık sık hatırlatır. Yine de bunların hiçbiri Juliet’i tam anlamıyla rahatlatamamaktadır.  

Annesi ve babası, kendisine ait bir odasının olmasının Juliet’e iyi geleceğini düşünür ve babasının çalışma odasından ona oda yaparlar. Bu odayı aslında çocukken anneannesi de kullanmıştır. Juliet eşyalarını yerleştirirken anneannesi ziyaretine gelir. Bu arada Juliet duvar kağıdının altında dallarında çeşitli hayvanların olduğu bir ağaç resmi fark eder ve bunun ne olduğunu sorar. Anneannesi, kendi anneannesinin küçükken bu resmi çizdiğini ve o günden bu yana bu odada kalan tüm çocukların bu ağacı endişelerini paylaşmak için kullandıklarını anlatır. İsterse kendisinin de onlar gibi her gece endişelerini resimdeki ağaca asabileceğini ve ağaçtaki hayvanların sabaha kadar onun endişeleriyle ilgilenebileceklerini söyler.

Endişe ağacındaki tüm hayvanların bir görevi vardır: Köpek Dimitri aile, Tavşan Petronella okul, Ördek Delia ise değişimlere alışmanın zor olduğu zamanlarla ilgili problemleri dinlemeye hazırdır. Bu fikir Juliet’in çok hoşuna gider. Her gece, evde ve okulda yaşadığı problemleri endişe ağacındaki hayvanlara anlatmaya ve kendini ifade ettiği için rahatlamaya başlar.  

Juliet’in yeni odası olunca kardeşiyle yaşadığı problemler de azalır. Fakat babasının eşyaları hala evin koridorunda durduğu için annesi ile tartışmaları devam eder. Juliet, odaya taşınmasaydı bu kavgaların olmayacağını düşünür ve kendini suçlu hisseder. Onlara eski odasına dönmek istediğini söyler. Tartışmalarının neye yol açtığını o an fark eden annesi ile babası, Juliet’le, bunların onun suçu olmadığını belirten bir konuşma yaparlar. O günden sonra da tartışmamaya özen gösterirler.

Duygularını ifade etme konusunda ilerleme kaydeden Juliet, yakın arkadaşları Lindsay ve Gemma ile konuşarak onların bu rekabetinden rahatsız olduğunu dile getirir. Juliet’i üzdüklerini fark edince, onlar da bu rekabete son verirler. Üç arkadaş birlik olur ve korkunç isimler taktıkları oyuncak bebekleriyle Hugh Allen’i korkutarak onun Juliet’i rahatsız etmesine izin vermezler.

Juliet’i endişelendiren şeyler azalmıştır. Kendine inancı gelen Juliet artık tırnaklarını yemediğini fark eder ve yara bandı takmaz. Ailesi ve arkadaşları tarafından anlaşıldığını görmek, onların desteğini hissetmek onun endişelerini azaltmıştır. Artık kendini her türlü krizin üstesinden gelebilecek, becerikli birisi olarak görmeye başlar.

Ebeveyne Notlar

Çocuk Edebiyatı Aile Terapistleri Ödülü’ne layık görülen kitap, çocuklara endişeleri ile başa çıkma konusunda yardımcı olabilecek yaratıcı öneriler sunuyor.

Günlük hayatlarında endişe verici ve mutsuz hissettiren problemler yaşayan çocuklardan bazıları bu zorlu duygularla baş edebilirken, bazıları mücadele etmekte zorlanabilir. Bu durumun üstesinden gelmek için de tırnak yemek, her şeyi kontrol altında tutmaya çalışmak gibi işlevsel olmayan baş etme yöntemlerine başvurabilirler. Bu yöntemler kimi zaman endişeleri gidermediği gibi sorunun daha da büyümesine ve kalıcı olmasına neden olabilir. Juliet de endişeleriyle mücadele etmek için bu işlevsel olmayan başa çıkma yöntemlerine başvuran çocuklardan biri. Kendi yöntemlerini deniyor, annesinin önerilerini uygulamaya çalışıyor ama hiçbiri tam olarak işe yaramıyor. Ne zaman ki Endişe Ağacı’ndaki hayvanlara bütün kaygılarını ve problemlerini anlatmaya başlıyor, rahatladığını hissediyor.

Kitap, sağlıklı iletişimin, başkaları tarafından anlaşılmanın ve duyguları ifade edebilmenin rahatlatıcı etkisine dikkat çekiyor. Ebeveynlerinin ve okuldaki arkadaşlarının, kendi davranışlarının Juliet’i olumsuz etkilediğini fark etmeleri ve davranışlarına özen göstermeye başlamalarıyla Juliet’in kaygıları azalıyor ve sorunlarla baş etme konusunda kendine olan güveni artıyor. Bu noktada kitap, her yaşta insanın duygularını ifade etmeye ve anlaşılmaya ihtiyaç duyduğuna işaret ediyor.

Juliet, benzer duyguları yaşayan çocukları endişeyle baş etmek için çözüm üretmek konusunda cesaretlendirebilir. Çocuklar, kitabın sonunda bulunan endişe ağacının her bir dalına oturmuş hayvanlara, yaşadıkları sorunları anlatabilir ve kaygılarının üstüne gitmek konusunda Juliet’i örnek alabilirler. Endişe ağacından sonraki sayfalarda ağaçtaki hayvanlar tek tek çizilmiş ve okuyucunun, o hayvanın sorumlu olduğu alanla ilgili duygularını ve endişelerini yazabilmeleri için altına bir boşluk bırakılmış.

Kitabı okuduktan sonra ebeveynler de kendi davranış ve tutumlarını gözden geçirerek davranışlarının onlar üzerindeki etkilerini fark edebilir ve çocuklarıyla daha sağlıklı iletişim kurmak için çözüm üretmeye çalışabilirler. Kitap, ailelere, çocuklarının karşılaşabilecekleri zorba davranışlar ve bunlarla baş etmek için onlara nasıl destek olabilecekleri konusunda da ilham verebilir.

Kitabın üzerinde durduğu diğer bir nokta ise arkadaşlık ilişkileri. Juliet’in iki arkadaşı arasındaki rekabet nedeniyle bunalmış hissetmesi, benzer süreçleri deneyimleyen çocukları, kendilerini arkadaşlarına ifade etmek konusunda teşvik edebilir. Çocuklar kitap aracılığıyla, rekabetin arkadaşlık ilişkilerine zarar verebileceğini; arkadaşlıkta sevginin, empatinin ve sorunlara karşı birlik olmanın önemli olduğunu öğrenebilirler.

Kitap sade bir dile sahip olsa da bazı bölümlerde, konular arasında hızlı geçişler söz konusu. Örneğin: Annesi kardeşinin ve kendisinin saçını hiç istemediği şekilde kestiği için mutsuz olan Juliet, kötü göründüğünü düşündüğü için okula giderken eşarp takar. Ama öğretmeni sınıfta bunu çıkarmasını ister. Sonrasında, olayın nasıl geliştiğine dair pek bilgi verilmeden kitapta bir anda Juliet’in anneannesinin evine geçilir. Bu hızlı geçişler bazı çocukların kafasını karıştırabilir.

ÇİÇEK Öneriyor

Çocuğunuzu, kitabın sonunda endişe ağacıyla ilgili verilen etkinlik sayfalarını yapması için teşvik edebilirsiniz. tanitim.altinkitaplar.com.tr/endise-agaci linkinden endişe ağacının çizimine ulaşabilir, çıktı alarak çocuğunuzun odasına asabilirsiniz.

Çocuğunuzun yaşamında endişe veren konular olup olmadığını ve varsa bunların neler olduğunu anlamak için onunla konuşabilirsiniz. Endişelerini dile getirmekte zorlandığını fark ederseniz, hayatta her insanın endişeleri olabileceğini, bunun çok doğal bir şey olduğunu ve kendisini ifade ederse birlikte çözüm yolu bulmanın daha kolay olabileceğini söyleyebilirsiniz. Ona cesaret vermesi için geçmişte sizi endişelendiren durumlardan bahsedebilir, bunlarla ilgili nasıl yöntemler izlediğinizi anlatarak çocuğunuza bu konuda ilham olabilirsiniz.

Çocuğunuzla arkadaşları üzerine sohbet edebilir, ne tür konularda anlaşmazlık yaşadıklarını öğrenmeye çalışarak, arkadaşlar arası rekabet ve kıskançlığın ilişkileri nasıl etkileyebileceği konusunda fikir alışverişi yapabilirsiniz. Dostça ve düşünceli davranmanın, birlik olmanın önemini anlatabilirsiniz.

Çocuğunuza Juliet’in maruz kaldığı zorbalık hakkında neler düşündüğünü ve benzer durumları kendisinin de yaşayıp yaşamadığını sorabilirsiniz. Zorbalığa uğradığına dair ipuçları verirse, güvenli ve sakin bir ortam oluşturarak duygu ve düşüncelerini paylaşması için cesaretlendirebilir ve problemi beraber çözeceğinizi söyleyerek onu güvende hissettirebilirsiniz.

Çocuğunuza, Juliet’in arkadaşlarının, Hugh’u uzaklaştırmak için, onu, ürkütücü isimler taktıkları oyuncak bebeklerle korkuttukları bölümü hatırlatarak, bunun yerine daha farklı nasıl bir çözüm üretilebileceğini sorabilirsiniz. Konuşma sırasında çocuğunuzun da başkalarına zorbalık yaptığını fark ederseniz, onu, karşısındaki kişiyle empati kurması ve bu durumda neler hissetmiş olabileceğini anlamaya çalışması için teşvik edebilirsiniz.

Juliet’in annesinin “ben dili”ni öğrettiği cümle ve örneklerden yararlanarak çocuğunuza bu şekilde konuşmayı öğretebilirsiniz. Böylece çocuğunuz, karşısındakinin yaptığı bir davranışı onun kişiliğini hedef alarak eleştirmek yerine, kendi hissettiklerini ifade eder. Karşısındaki kişi de tepkisel davranmak yerine, onun duygularını anlamaya ve kendi davranışlarını gözden geçirmeye yönelebilir. Örneğin; “Beni dürbünle takip edip notlar aldığında, kendimi sinirli hissediyorum.”

Aile içi iletişiminizde birbirinize saygılı olmanın ne kadar önemli olduğunu anlatıp, bu konuda kendi davranışlarınızla çocuğunuza örnek olmalısınız. Çocuklar daha çok taklit ya da örnek alma yoluyla öğrendikleri için davranışlarınız, sözlerinizden daha etkili olacaktır.

Eşinizle çocuğunuzun yanında tartışmamaya özen göstermelisiniz. Bazen çocuklar anne ve baba arasında yaşanan durumların kendi suçu olduğunu düşünüp yoğun kaygı ve korku yaşayabilirler.

YORUM & DEĞERLENDİRME



BENZER İÇERİKLER

X

Çocuğunuz için uygun olabilecek içerikleri bulun